enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
33,0372
EURO
35,9878
ALTIN
2.559,61
BIST
11.064,85
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
31°C
İstanbul
31°C
Az Bulutlu
Cumartesi Açık
32°C
Pazar Açık
32°C
Pazartesi Az Bulutlu
33°C
Salı Az Bulutlu
34°C

“Obezite” sağlıklı yaşam için büyük risk

“Obezite” sağlıklı yaşam için büyük risk
15.11.2022 11:20
143
A+
A-

ŞANLIURFA – 15.11.2022 – HİBYA – Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü Balıklıgöl Devlet Hastanesi İç Hastalıkları Uzm. Dr. Zeynep Türkmen, obezite hakkında bilgiler verdi ve yapılması gerekenleri söyledi.

İç Hastalıkları Uzm. Dr. Zeynep Türkmen, obezite hakkında şunları söyledi:

“Beslenme, anne karnında başlar ve ölene kadar devam eder. İnsanın büyümesi, gelişmesi, sağlıklı ve verimli olması için yeterli ve dengeli beslenmesi gereklidir. Günlük yaşamda bireylerin; yaşa, cinsiyete, yaptığı işe, genetik özelliklerine ve hastalık durumuna göre değişen günlük kaloriye ihtiyacı vardır. Sağlıklı bir yaşam sürdürmek için, alınan kalori ile harcanan kalorinin dengede tutulması gerekmektedir.

Günlük alınan kalorinin harcanan kaloriden fazla olması durumunda, harcanamayan kalori vücutta yağ olarak depolanmakta ve obezite oluşumuna neden olmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından da obezite, sağlığı bozacak ölçüde vücutta aşırı yağ birikmesi olarak tanımlanmıştır.”

Uzm. Dr. Zeynep Türkmen, “Ülkemizde yapılan çalışmalar ve Şanlıurfa’da gözlemlediğimiz kadarıyla toplumumuz giderek şişmanlamakta. Bel çevresi yağlanması ve metabolik sendrom riski özellikle genç orta yaş kadınlarda giderek artmaktadır. Teknolojik ilerlemeler hayatı kolaylaştırırken günlük yaşamdaki hareketlerin önemli kısmını sınırlandırdığı, bunun sonucunda da bireylerde obezite riski ile karşılaşılıyor” dedi.

Metabolik sendrom kalp krizi, felç ve şeker hastalığı riskini arttıran tehlikeli bir tablo olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Zeynep Türkmen, “Metabolik sendromu olan hastalarda kalp krizi gelişme riski iki kat şeker hastalığı, gelişme riski ise beş kat daha fazladır. Tablo içerisinde bel çevresinin geniş olması, kan basıncı, kan şekeri trigliserit dediğimiz serbest kan yağları düzeyinin yüksek olması ve iyi huylu kolesterol olarak tanımladığımız “Hdl” kolesterolün düşük olması bulunmaktadır. Metabolik sendromun herhangi bir belirtisi yoktur ve herhangi bir yakınmaya da sebep olmaz. Metabolik sendromu oluşturan risk faktörleri birbiriyle ilişkilidir. Bu nedenle tedavide bir bütün olarak ele almak gerekir” şeklinde konuştu.

Uzm. Dr. Zeynep Türkmen sözlerini şöyle tamamladı:

“Haftada en az üç gün, 45 dakika olacak şekilde tempolu ve düzenli egzersiz yapın, günde 4-5 gramdan fazla tuz tüketmeyin, kan basıncınızı düzenli aralıklarla kontrol ettirin özellikle ailenizde kalp hastalığı veya şeker hastalığı öyküsü varsa geç kalmadan tıbbi yardım alın. Yüksek tansiyonun ve yüksek kolesterolün erken tedavisi sizi kalp hastalığından koruyacak en etkin önlemler arasındadır. Bel çevrenizi takip edin. Unutmayın; bel çevreniz sadece estetik değil aynı zamanda sağlık ölçünüzdür.”

 

Hibya Haber Ajansı

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.